Son Dakika
Dinimizin sağlığa verdiği önem HUTBE :ALLAH’A İMAN HUTBE İSRAF VE ZARARLARI Allah Adaletli Olma Hutbe: İnsanın yaratılış gayesi HUTBE: DOĞRULUK ve DÜRÜSTLÜK HUTBE: İRŞAD SORUMLULUĞU Hutbe: Zaman Bilinci HUTBE: KERBELA’YI ANLAMAK Kurban Bayramı Hutbesi
Ali Rıza DEMİRCAN
 
Kelime-­i Şehâdet Bir İnkılâp Projesidir
Ali Rıza DEMİRCAN
1 Eylül 2011 Perşembe 03:12
Diyanet Haberler
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

Kelime-i Şehâdet, insan hayatını bütünüyle kuşatan ve yönlendiren İs lâm Dini'nin iman esaslarının özü ve özetidir.

Orijinal ifadesi "Eşhedü en Lâ ilâhe illelah ve eşhedü enne Muhammeden ab­ dühü ve resûlühü" olan Kelime-i Şehadetin kısaca anlamı şöyledir:

"Ben Allah'dan başka hiçbir ilah olmadığına kesin olarak inanırım. Muham­med'in O'nun kulu ve peygamberi olduğun a da şüphesiz olarak inanırım."

Kelime-i Şehâdet'i getirmek inanılacak iman esaslarını tespit etmektir. Yaşanılacak hayat programını ve izinden gidilecek hayat önderini belirlemektir. Allah'ın rızasını ve Cenneti amaçlamaktır.

Kelime-i Şehâdet'i kalbiyle doğrulayan, diliyle açık layan kişi mümindir. Allah'ın bütün insanlar için seçip görevlendirdiği son peygamberi Hz.Muhammed şöyle buyurur: "Dili kalbini doğrulayarak (Kelime-i Şehâdet getiren, böylece) Allah'ın var­ (mümindir ve o) Cennet'e girer." (1)

Peygamberimizi bu hadislerinden anlıyoruz ki Kelime-i Şehâdet getiren kişi bir anda kâfir iken Müslüman, Allah'ın azabı olan Cehennem'e müstehak iken, rahmeti olan Cennet'ine girmeye hak kazanır.

Evet, "Eşhedü en lâilahe illellah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Re­ sulüh" diyerek Kelime-i Şehâdet getiren kişi İslâm Dini'nin mensubu, İslâm cemiyetinin bir ferdi, mü'minlerin kardeşidir. O artık Allah'ın rızasını hayatın gayesi bilen bir inanışın bağlısıdır. Onun inançlarının, sosyal ekonomik, hukukî ve ahlâkî ilkelerinin kaynağı İslâm'dır.

İnsan hayatında bir anda, bu derece büyük deği şiklikler meydana geti- ren Kelime-i Şehâdet dediğimiz bu inkılâpçı (devrimci)cümlenin büyüklüğü ve sırrı nedir acaba? Hiç şüphe yoktur ki, insanları bir anda İslâm'a bağla yan bu cümledeki sır, kendisini meydana getiren keli melerde değil, bu kelimelerin canlı ve inkılâbcı mânalarındadır.

İşte gerçek mü'min; bu canlı mânaları ruhuna sindiren ve bu mânaların sembolize ettiği İslâm Dinini, düşüncelerine, yaşayışına hâkim kılan insandır.

Çok iyi bilmeliyiz ki Kelime-i Şehâdet'in yalnızca lâfızlarını söyleyen mü'min'e, İslâm'ın dünya hayatında sağlayacağı saadet, temin edeceği istikbal yoktur.
Çünkü Şanlı Peygamberimiz:

"İman arzularla, (sözlü ve görüntülü) süslenmelerle değil, kalplerde yerleşme siyle, yaşayışın da onu doğrulamasıyla vücut bulur." (2) buyurmuşlardır. Kelime-i Şehâdet, Allah'a ve Hz. Muhammed'e iman olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.

a) Allah'a iman

Kelime-i Şehâdet getiren kişi İslâm Dini'nin bildirdiği şekilde Allah'a özetle şöylece iman etmiş olur.

Bu engin kâinatı, canlı ve cansız bütün varlıkları ve insanları yaratan ve yaratmakta olan Allah'tır.

Allah birdir, kudreti sonsuzdur. Kâinat onun idaresindedir. Bütün varlıklar O'na muhtaçtır. O, dilediğini yapmaya gücü yetendir. O, her varlığın sebebi ve gayesidir. O, göklerde ve yerde, gizli ve açık her varlığı görür. Hiç bir varlık O'nun dengi değildir. Yaratıklar O'nun varlığını kavrayamazlar. Fakat her varlık, O'nun mevcudiyetine, büyüklüğüne delildir. O, bütün yanıl malardan beridir. Maziyi, hâli, istikbali bilen, ezeli ve ebedî olandır. İnsanları kendi zatına ibadet etmeleri için O yaratmıştır. Yarattıkları üzerinde hakimiyet hakkı yalnızca O'nundur. Ölümden sonra insanları diriltecek, huzurunda muhakeme edecek; ceza ve mükâfat verecek ancak Allah'tır.

Kelime-i Şehâdet'le Allah'a böylece inanan mü'min Yüce Rabbimize yönelerek üstlendiği kulluğu şöylece dile getirmiş olur.

"Allahım! Beni yaratan ve yaşatan Sensin. Ben ancak senin kulunum. Yargılayacak, cezalandıracak ve mükâfatlandıracak olan ancak Sensin. Emirlerini ve yasaklarını bildiren Kur'ân'ına inanıyorum. Ben senin nimetlerinle ancak senin emirlerin ve yasakların doğ rultusunda ve ancak senin rızan için yaşayacağım. Se nin yasalarına uymayan hiç bir ilkeyi benimsemeyeceğim. Sana yönelmeyenlerle, Senin buyruklarını tanıma yanlarla birleşmeyeceğim.
Allahım! Hiç bir zararın ve hiç bir menfaatin se nin iznin olmadan gelme- yeceğine inanıyorum. Ha yatımın her anını bu inançla yaşamaya çalışacağım."

Kelime-i Şehâdet'in ikinci bölümü Hz.Muhammed'in Allah'ın kulu ve peygamberi olduğuna inanmaktır.

b) Hz. Muhammed'e iman Kelime-i Şehâdet getiren kişi Hz.Muhammed'e şöylece inanmış olur: O, Allah'ın seçtiği ve Kur'ân'la insanlığa gönderdiği son peygamberdir.
Peygamberliği evrenseldir. Hz. Muhammed in sanları Allah'ın rızasına götüren bir peygamber ve mübarek hayatıyla en güzel yaşayışı örneklendiren yegâne mürşiddir. O'na bağlanmadan, O'nu sevmeden, O'nun izinden gitmeden mutlu bir insan ve Allah'a sevimli bir kul olunamaz. O, yalnız iman hayatının değil, idarî, iktisadî, içtimaî, hukukî ve ahlâkî hayatın da önderi, her asrın ve her zümrenin değişmez rehberidir.

Mü'min bu imanla Hazreti Muhammed ile şöylece sözleşme yapmış olur: "Ey Allah'ın Peygamberi! Senin peygamberliğine inanıyorum. Tebliğ edip örneklendirerek açıkladığın Kurân çizgisinde yaşayacak, yalnızca seni hayat önderi tanıyacağım. Âhiret saadetimin ancak senin önderli ğinle gerçekleşece- ğine iman ediyorum. Senden başkasına bağlanmayacak, sen den ilham almayanları izlemeyeceğim."

Kelime-i Şehâdet'in Hz. Muhammed'e iman bölümü İslâm Dininin diğer bütün iman esaslarına inancı da içine alıcıdır.

Zira Hz. Muhammed'e inanmak, O'nun tebliğ etti ği Kur'ân-ı Kerîm'e ve bildirdiği bütün hakikatlere imanı gerektirir.

Kur'ân-ı Kerîm ise Allah'ın meleklerine, insanlara gönderdiği peygamberlere ve mukaddes kitaplara, bütün evreni kuşatacak ölçüde ilâhî kadere, ölümden son ra dirilişe, Cennet ve Cehennemin varlığı ve ebediliğine inancı zaruri kılmaktadır.

Kelime-i Şehâdet'in gerçek anlamını hutbemizle açıklamağa çalıştık. Mü'min bu imanın insanı olarak yaşar, hayatını bu şuurla tanzim ederse o, imanın lez zetine ermiştir. Hayatını anlamlandırmış ve amaçlandırmıştır.. Ebe- diyet cennetlerine de o vâristir.

Muhterem Mü'minler! Kelime-i Şehâdet'in canlı ve inkılâbcı manâlarına dönelim. Bir inkılâb projesi olan Kelime-i Şehâdet'in gerektirdiklerini hayatımıza tatbik ederek gerçekleştirelim.
Hutbemizi Beyyine Sûresinin yedinci ve sekizinci âyetlerinin anlamlarıyla bitiriyorum:
"İman eden ve güzel işler, hayırlı ameller yapan lar (yok mu?) Gerçekten onlar yaratılanların en hayırlısıdır.

Onların Rableri katında mükâfatı altlarından ırmaklar akan cennetlerdir. İçle rinde ebedi kalıcıdırlar. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da O'ndan hoşnut ol­muşlardır. İşte bu saadet Allah'ın (azabından) korkanlar içindir."


(1) Tefsîr-u İbn-i Kesîr, Nisa, 48.
(2) Camius-Sağîr (Leyse) bölümü, 2/134
.

Haberi Paylaş
Bu köşe yazısı toplam 948 defa okunmuştur
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarlar
Videogaleri
Çok Okunanlar
Namaz Vakitleri
İmsak
5:13
Güneş
6:39
Öğlen
12:24
İkindi
15:25
Akşam
17:58
Yatsı
19:17
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur