Kurban Bayramı Hutbesi Kurban Bayramı Hutbesini Hazırlayan: Metin YİĞİT İmam- Hatip /Hacı Ali Mah. Camii Yüreğir/ADANA 30 Ekim 2011 Pazar 21:29
Muhterem Müslümanlar! Bizleri, yoktan var eden, varlığından haberdar eden, sayısız nimetler veren Rabbimize karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Kurban bayramında; bayram namazı kılmak, kurban kesmek ve teşrik tekbiri getirmek olmak üzere üç vacip ibadet vardır. Kevser suresinin 2. ayetinde Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “ O Halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes
Kurban, Allahu Teâlâ’nın bizlere ihsan ettiği malımızın bir şükran borcudur. Allah’a yaklaşmak ve ibadet etmek amacıyla belirli şartları taşıyan bir hayvanı, belirli günlerde usulüne uygun olarak kesmeye kurban diyoruz.
Kurban; Allah sevgisinin, O’na sadakatin bir ibadet olarak dışa yansımasıdır. İnsan, kurban kesmekle Allah’a ve O’nun emrine olan bağlılığını, gerektiğinde O’nun rızasını kazanmak için her türlü fedakârlığa hazır olduğunu göstermiş olur. Dünya ve içindekiler insana hoş gelir. Sahip olduğu maldan, servetten, şöhretten vazgeçmek insana zor gelir. Onun için mal, canın yongası olarak görülmektedir. Kurban ise; maldan ayrı kalabilmeyi göze almaktır. Bunu yapabilenler maldan da candan da daha kıymetli olan Allahü Teâlâ’ya yaklaşır, O’nun rızasını ve sevgisini kazanır Bu itibarla kurbanlarımızı iyi niyet ve ihlâs ile kesmeliyiz. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.”(1)
Kıymetli Müminler! Kurban; Allah’a teslimiyetin ifadesidir. Hz. İbrahim (a.s.) ile Hz. İsmail (a.s.) Allah’a öyle bir teslim olmuşlardır ki, biri Allah rızası için biricik evladını kurban edecek, diğeri de Allah’ın emrine canı pahasına da olsa uyacaktı. Bu hâdise Yüce kitabımızda şöyle anlatılıyor : “Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın”(2) dedi. “Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim! Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.” Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır. Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.”(3) İşte Kurban bizi Hz. İbrahim (a.s.)’in itaatine, Hz. İsmail (a.s.)’in teslimiyetine yönlendirir. Sıkıntı ve imtihanlara karşı sabırlı, itaatli olmayı öğretir.
Sevgili Peygamberimiz (sav): “Âdemoğlu Kurban Bayramı gününde Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmış olmaz.”(4) buyurmuş, başka bir hadisi şerifte de: “Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgâhımıza yaklaşmasın”(5) buyurarak bizleri kurban kesmeye teşvik etmiştir. Kurban kesen kimse Allah ve Rasülünün emrine uymuş, kulluk bilincine erişmiş, Allah’ın verdiği nimetlere şükretmiş, çok sevap kazanmış ve ahireti için azık hazırlamış olur.
Muhterem Müminler! Arefe günü sabah namazından başlayıp, bayramın 4. günü ikindi namazı da dâhil olmak üzere, namazların farzlarından sonra teşrik tekbiri getirmeyi unutmayalım. Kadın- erkek herkese “Allahu ekber Allahu ekber, lâ ilâhe illallahu vallahu ekber, Allahu ekber ve lillahil hamd” diyerek teşrik tekbiri getirmek vaciptir.
Muhterem Kardeşlerim! Önümüzdeki Pazar günü kurban bayramıdır. Saat 06.45’de Bayram namazı kılınacaktır. O gün erkence kalkalım. Gusül abdesti alalım, güzel elbiselerimizi giyelim, güzel kokular sürelim, çocuklarımızla beraber, tekbirleri getirerek camiye erkence gelelim, yapılan vaaz ve nasihatleri dinleyelim.