İSLAM’DA TEMİZLİK HUTBEYİ HAZIRLAYAN: DR. ŞABAN ERDİÇ
13 Ocak 2012 Cuma 19:29
Muhterem Mü’minler!
Temizlik Yüce Allah (cc) ın “oku” emrinden sonra ikinci olarak üzerinde durduğu önemli bir hayat ilkesidir. Gerek K. Kerim’de gerekse Hadis-i şeriflerde temizliğe hem maddi hem de manevi alanı kapsayacak şekilde yaklaşılmış ve bu konuda, her çağda insanın muhtaç olduğu evrensel ölçüler konulmuştur. Hatta temizlik, bazı ibadetlerin yapılabilmesi için bir ön şart kabul edilerek ibadetle bütünleştirilmiştir.
En güzel şekilde yaratılmış olan insanın dünya ve ahiret saadetine ulaşabilmesi, manevi temizlik yanında maddi temizliğe de riayet etmesiyle mümkündür. Temizlik bir bütündür. Ruh güzelliği beden ve davranış güzelliğini beraberinde getirir. Buna karşılık ruhsal kirlilik, davranışlarda estetiğin kaybolmasına neden olabilir. K.Kerim’in “şüphesiz Allah tevbe edenleri (iç temizliğini yapanları) ve dış temizliğini yapanları sever”(1) mealindeki ayeti, hem manevî hem de maddî temizlik alanında islam duyarlılığını ortaya koymaktadır. Bu ilahî mesaj aynı zamanda İslamın temizlikle ilgili nihai hedefini de belirlemiş olmaktadır.
Değerli Mü’minler!
Maddi temizlik kişinin bedenini, giyim-kuşamını, yeme-içmesini her türlü mikroplardan uzak tutmasını; tabii çevresi ve sahip olduğu doğal kaynaklara karşı temizlik bakımından sorumlu olmasını ifade eder. Bu konuda “elbiseni de (daima) temiz tut” (2) buyruğu, İslam’da kılık-kıyafet temizliğine verilen önemi göstermektedir. “Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerden helal ve temiz olmak şartı ile yiyiniz”(3) emriyle de gıda maddelerinin hem tabiat itibariyle hem de dini yönden temiz olması gerektiğine işaret edilmiştir. Diğer taraftan her konuda bize rehberlik eden peygamberimiz (sav) saçı- başı dağınık gördüğü bir kişi için “bu adam saçlarını düzeltip tertibe sokacak bir şey bulamadı mı” demiştir. Kılık- kıyafetini kirli gördüğü biri hakkında da “şu adam elbisesini yıkayacak bir şey bulamıyor mu”(4) diyerek memnuniyetsizliğini ızhar etmiş ve böylelikle kişisel bakımın önemini vurgulamıştır. Ayrıca dinimiz insanlara gerek fiziksel gerekse görsel açıdan zarar veren maddelerin ortadan
kaldırılmasını ibadet sayarak maddi temizlik konusunda evrensel bir ilke ortaya koymuştur. İslam dininin özenle üzerinde durduğu manevi temizlik ise emredilen ibadetleri yapıp haram kabul edilenlerden uzak kalmakla, kalbi kötülük ve kötülüğe sebep olan şeylerden temizleyerek faziletlere yönlendirmekle kazanılan bir arınma halidir.
Değerli Kardeşlerim!
Ruh ve beden dünyamızı kapsayan genel bir temizlik olmadan dindarlık olamaz. Bu sebeple müslüman, Allah’ı tanıma, ona ibadet etme, kin, haset, gurur, kibir, yalan vb olumsuz tutum ve davranışlardan uzak kalmanın yanısıra ibadet mahallerini, gezip dolaştığı park ve bahçelerini, mesire yerlerini, sokak ve caddelerini temiz tutmakla da sorumludur. Her yönden huzurlu, sağlıklı ve güvenli bir toplumun oluşmasında bu temizlik alanlarının birbirini tamamlamasının büyük bir önemi vardır. Zira Allah (cc) namaz için gerekli olan maddi temizliği emrettikten sonra “Allah (bu emirle) size bir güçlük dilemez; fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister...” (5) buyurarak temizliğin fayda, amaç ve önemini ortaya koymuştur. O halde insan fıtratının gereği ve medenî kalkınmanın özü olan maddi temizliğe gereken hassasiyet gösterilmeli; kalbin istikamet kazanması için Allah, insan ve diğer varlıklarla münasebetlerde manevi temizlik ilkesine riayet edilmelidir. Hutbemi bir ayet mealiyle bitiriyorum: “Orada temizlenmeyi seven kişiler vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever.”