HUTBE İSRAF VE ZARARLARI
Hutbeyi Hazırlayan Şenol BAYRAKTAR Kabasakal Köyü Yeni Camii İmam-Hatibi ŞALPAZARI 11 Ocak 2012 Çarşamba 21:08
İSRAF VE ZARARLARI
Muhterem Müslümanlar! İsraf; herhangi bir konuda aşırı gitmek, meşru sınırların dışına çıkmak veya gereğinden fazla harcamak anlamına gelir. İsraf, Yüce Allah’ın sevmeyip, yasaklamış olduğu tutum ve davranışlardan biridir. Dinimiz İslam, bir taraftan itidal ve tasarrufu emrederken; diğer taraftan da israf ve cimriliği yasaklamaktadır. İyi ve has kulların niteliklerini açıklayan bir âyeti kerimede Rabbimiz şöyle buyurur: “ ( O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”
Değerli Kardeşlerim!
Allah-ü Teala bizlere, denizler mürekkep ağaçlar kalem olsa yazamayacağımız kadar nimetler ihsan etmekle kalmamış birde bunları insanoğlunun hizmetine vermiştir. Dünya üzerinde mevcut olan hiçbir nimet sonsuz ve tükenmez değildir. Her nimetin bir sonu vardır. Önemli olan o nimetin elden çıkmadan kıymetinin bilinmesidir. Dünyamızı felakete sürükleyen en önemli konulardan biri de israftır. Doğada var olan değerlerin ölçülü ve yerinde kullanılması, hepimiz için İslami ve de insani bir görevdir. Dünyanın bir tarafında açlık ve susuzluktan insanlar ölürken; diğer taraftan çöpe atılan ekmek ve boş yere akıtılan suların izahı mümkün değildir.
Aziz Mü'minler!
Harcamalarda dengeli olmanın ölçüsü meşru ihtiyaçlardır. Zamana, mekâna ve kişinin durumuna göre değişiklik arz eden ihtiyaç ölçüleri iyi belirlenmelidir. İhtiyacı gidermeyen, yararsız ve gayri meşru harcamalar, nimetlerin ihtiyaç dışındaki alanlara aktarılması birer israftır. Mesela kişinin parasını, malını ve mülkünü kumar, içki, fuhuş gibi haram yerlere harcaması israf olduğu gibi, gıda maddelerinin çürütülmesi, ekmek, yemek, sebze ve meyvelerin çöpe atılması, giyilebilen eskimemiş giysilerin, kullanılabilen ev eşyasının atılıp yerine yenilerinin alınması, gereksiz yere elektrik sarfiyatı, suyun boş yere akıtılması, hatta gerektiğinden fazla yiyip içilmesi dahi israftır. Unutmayalım ki, bizim israf ettiğimiz nimetlere, milyonlarca insan muhtaç. İsraf, ekonomik dengeleri bozar, fert ve toplumları hüsrana götürür. Onun için yüce Allah:(cc) “…….Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” buyurmaktadır.
Değerli Mü’minler! Tutumlu olup, israftan kaçınmak bir eğitim işidir. İnsanlar ilim, irfan ve ahlak yönünden geliştikçe, ekonomik ve sosyal açıdan refah düzeyleri de yükselecektir. Peygamberimiz (s.a.v) bir defasında, abdest alırken suyu fazla kullanan bir kişiyi uyararak: “..akmakta olan bir nehirde bile olsa abdest alırken suyu israf etmemesini” istemiştir. Günümüzde başta zaman olmak üzere birçok nimet ölçüsüzce israf edilmektedir. Bilgi, enerji ve doğal kaynakların yanı sıra; sağlık, ve barınma ihtiyaçları konusunda da aşırılığa gidilip israf edilmektedir. Oysa bu gibi konularla ilgili olarak Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v) şu hadisi şerifleri ne kadar da dikkat çekicidir: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunların değerinden habersizdir. Bunlar sağlık ve boş zamandır.”
Aziz Mü’minler!
Sahip olduğumuz her nimetten dolayı mutlaka hesaba çekileceğimiz kaçınılmaz bir gerçektir. Öyleyse; tüketirken sadece kendimizi değil, çevremizde bulunan diğer canlıları da düşünmeliyiz. Kur’an-ı Kerimde Yüce Rabbimiz: “Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. buyurmaktadır. Hutbeme Sevgili Peygamberimiz’in bir hadis-i şerifi ile son vermek istiyorum: “Ahirette insana ömrünü nerede tükettiğinden, servetini nasıl kazanıp, nasıl harcadığından, ne gibi işler yaptığından, bedenini ne yolda yıprattığından sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz.”