Son Dakika
Dinimizin sağlığa verdiği önem HUTBE :ALLAH’A İMAN HUTBE İSRAF VE ZARARLARI Allah Adaletli Olma Hutbe: İnsanın yaratılış gayesi HUTBE: DOĞRULUK ve DÜRÜSTLÜK HUTBE: İRŞAD SORUMLULUĞU Hutbe: Zaman Bilinci HUTBE: KERBELA’YI ANLAMAK Kurban Bayramı Hutbesi
HUTBE :ALLAH’A İMAN
 
HUTBE :ALLAH’A İMAN
HAZIRLAYAN: BAHATTİN ATAKLI DEMRE MÜFTÜSÜ
11 Ocak 2012 Çarşamba 21:33
Diyanet Haberler
Facebook
Google
Twitter
Yazdır

ALLAH’A İMAN

Muhterem Müslümanlar!


Yüce dinimizin iman esasları âmentü dediğimiz dua metninde özet olarak  zikredilmiştir. Bu iman esaslarının en başta geleni “Allah’a iman”dır. Allah’a iman ise iman kalesinin  ilk basamağıdır.
Allah inancını tam olarak kalbine ve gönlüne yerleştirememiş bir kimsenin, diğer iman esaslarına gerçek anlamda inanması mümkün değildir. Aynı zamanda böyle şüpheli ve zayıf bir iman dünyada da ahirette de fayda temin edemez.

Aziz Mü’minler!

Allah’ı gerçek mânâda kendisinin Kur’an’da tarif ettiği şekilde isim ve sıfatlarıyla tanımalı ve O’na bu şekilde inanmalıyız. Böyle bir inanç ve tanıma için dikkatli bir şekilde kendimize, etrafımıza ve kainata bakmamız yeterli olacaktır.

Değerli Cemaat!

Dünyada da ahirette de imanımızın güzel sonuçlarını görmek istiyorsak inancımızı gözden geçirmeliyiz. Nasıl bir Allah inancına sahibiz?   Bizi ve her şeyi yaratan sonra kendi haline bırakan, nasıl yaşadığımızla ilgilenmeyen bir Allah inancı mı? Yoksa her şeyi kudret elinde tutan,  ilminin ve iradesinin dışına hiçbir şeyin çıkamadığı, her şeyi gören ve bilen bir Allah inancı mı?

Nasıl bir Allah’a inanıyoruz? Dünyada olup biten bütün zulümlere, haksızlıklara göz yuman, hiçbir şeyle ilgilenmeyen bir Allah’a mı? Yoksa bu dünyayı bir imtihan ve hikmet yeri olarak yaratan, ahiret hayatında da gerçek adaletinin ve kudretinin açıkça görüneceği, mazlumun hakkını zalimden alacak, hesap gününün sahibi olan bir Allah’a mı?

Muhterem Mü’minler!

Kamil imana sahip bir insan kuşkulardan, kararsızlıklardan kurtulur. Tam teslimiyetle Allaha bağlanır ve huzur bulur. Allah’a gerçek anlamda inanan insan, Allah'ın kendisine bahşettiği nimetlerden O'nun iradesine uygun şekilde faydalanır ve O’na şükreder.

Kamil anlamda bir Allah inancı sadece inanç boyutunda kalmayıp  ehli tasavvufun “marifetullah”  tabir ettiği Allah’ı zikir ve tefekkürle daha yakından
tanıma boyutuna oradan da “muhabbetullah” tabir edilen O’nu sevme, O’nun sevgisine mazhar olma boyutuna yükselir.

Değerli Müminler!

Allah’a gerçek anlamda inanan; bu dünyanın geçici bir misafirhane olduğunu ve kendisinin de burada bir misafir olduğunu bilir ve ona göre yaşar. Misafirhane sahibi olan Allah'ın rızâsı ve izni dairesinde yer, içer ve bu bilinçle hareket eder. Misafirlik müddeti bitince bu misafirhaneden huzurla ayrılıp ebedî mekânına gider ve orada Allah Teâla’nın kendisi için hazırladığı mükafata kavuşur.

Hutbemin başında okumuş olduğum âyet-i celilede mealen şöyle buyurulmaktadır: “Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.”(1) Allah'a inanan bir kimse kendisine de başkalarına da zarar veremez. Kanunun olmadığı yerlerde bile Allah'ın onu her an gördüğü inancı, işlediği kötülüklerin cezasız kalmayacağı korkusu, onu kötülüklerden alıkoyar.

Aziz Cemaat!

Allah’a îman eden kimse, yalnızlıktan kurtulur; her an O’nun sonsuz rahmeti, ilmi, hikmeti, koruması ve gözetimi altında olduğunu bilir. Her an O’na sığınır, O’ndan yardım bekler.  Allah’a îman istikbâl endişesini, ölüm korkusunu yok eder. Çünkü geçmişe, hâle, geleceğe hükmedenin yalnız Allah olduğunu bilir. Bu sebeple korku ve endişeye kapılmaz.

O halde  diyebiliriz ki “Allah’ı tanıyan ve itaat eden zindanda bile olsa bahtiyardır, huzurludur. O’nu tanıyamayan ve itaat etmeyen saraylarda da yaşasa bedbahttır, huzursuzdur.”

Hutbeme Peygamber Efendimiz (s.a.v.)in imanla ilgili bir hadisi şerifinin mealiyle son veriyorum: “Üç haslet kimde bulunursa o kimse  imanın tadını bulur: Allah ve Rasulü kendisine başkalarından daha sevgili olmak, sevdiklerini yalnız Allah için sevmek, Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra yine küfre dönmekten ateşe atılmasından hoşlanmadığı gibi hoşlanmamak.” (2)
__________________
(1)  Talak: 65/11
(2) Müslim: Kitabül-İyman / 67


Haberi Paylaş
Bu haber toplam 341 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Yazarlar
Videogaleri
Çok Okunanlar
Namaz Vakitleri
İmsak
5:13
Güneş
6:39
Öğlen
12:24
İkindi
15:25
Akşam
17:58
Yatsı
19:17
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur