AF EDİCİ OLMAK KİNDAR OLMAMAK HAZIRLAYANIN ADI:Ahmet YAYLA ÜNVANI:Hemit Köyü Camii İmam-Hatibi (Malkara)
15 Ocak 2012 Pazar 16:37
Muhterem Müslümanlar!
İslam dininin esası sevgi imanımızın ölçüsü de sevgidir. Sevgisiz hayat olmadığı gibi, sevgisiz imanda olamaz. Mutluluk yurdu olan cenneti hak kazanan müminlerin kalplerinde sevgi olduğu kin ve nefrete yer olmadığını kabul etmek gerekir.
Yüce Allah; “Ey Rabbimiz, kalbimizde (içimizde) müminlere karşı hiçbir kin bırakma” [1] diye, dua etmemizi istemektedir. Bununda biz Müslümanlar için anlamı büyüktür.
Değerli Müminler!
Hayatımızda sevgi dolu olabilmek için hiçbir kimseye, hiçbir canlı varlığa kin ve nefretin gönlümüzde ve kalbimizde olmaması gerekir. Duygu ve düşüncelerinde kin ve nefrete yer veren kişi bu kini ne zaman ve nerede nasıl ve kime karşı kullanacağını da bilemez.
Sevdiğine, hayatındaki en kıymetli yakınına bile kin ve nefret duygularını kullanabilir. Bizim yapacağımız nefreti duygularımızdan dünyamızdan çıkarmak olmalıdır. Af etmek, bağışlamak, tokalaşmak, selamı verip selamını almak, Allah’ın mümin kulları için güçlü olduğumuzun göstergesidir.
Unutmayalım ki; sıkılmış yumrukla dostluk belirtisi olan tokalaşmayı sağlayamayız. Elimiz ve gönlümüz her zaman ve herkese her yönlü açık olmak durumundadır. Dinimizin bizden istediği de budur.
Değerli Müminler!
Yüce Allah Hicr Suresinin 47.ci ayetinde şöyle buyurmaktadır; “Biz cennette onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedir üzerinde kardeşler olarak karşılıklı otururlar.”[2] Sevgili peygamberimiz (s.a.v.) de şöyle buyuruyor; “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona kin tutmaz.”[3] Diğer bir hadisinde ise; “Gönlünde insanlara karşı kin ve haset taşımayan kimse faziletli ve üstün bir kimsedir.”[4]
Aziz Müminler!
Kin tutmamak için kusursuz birini arayan kimse, önce kendine bakmalı, eğer kendi kusursuz değilse- ki değildir. Bir başkasında da kusursuzluk aramamalı onu kusurlarıyla kabullenmeli ve kusurundan dolayı onu bağışlamalıdır.
Zira Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Bir Müslüman din kardeşinin kusurunu örter, bağışlarsa Allah’ta onun ayıbını ve kusurunu örtecek ve bağışlayacaktır.” [5] buyurmaktadır. Onun sözü bizim için hem bir garanti hem de uyulması gereken bir emir, kuraldır.